Etiketler

26 Mart 2013 Salı

doğum -kısmetsiz,ömrü de kısmetsiz olur

1-2 kaç senedir aslında bu kısmet işini düşünür oldum ,amma,insan doğdu günden ya kısmetli,ya kısmetsiz olur .Ne yazık ki ben şansız olanlardanım ve bu şansızlık çocuklarıma bulaşmasın diye sadece elden dua etmek gelir .
    Başka kurtuluş var mı?Belki ,ne yazık ki ben asala başaramadım .
12 belki daha küçük yaşımdaydım ve o zaman benden kurtulmak için belki ilk adımlardı veya ilk onu hatırlıyorum ,belki 3-4 yaşında ne korkunç hata işlediysem çırıl çıplak mahsene atılmam ilk adımdır ,artık kimse başaramaz beni inandırmaya ki o anne denen şey cahillikten yaptığını.
    Nedense genelde sadece ben (kızları ile beraber değil) o annane köyüne yazın gönderilirdim ,ve o 12 yaşlarımda telegraf gelir ,beni Haskovoda bekleyeceklermiş ,sadece otobüse dede bindirsin,ne cahillik değil mi ,o yaşlı adamcağız bile buna inandı .Tabi orada kimse yoktu ve o yaşlı adam -dedem diyebilsem artık -bana yazın onlara yardım ettiğim için bana para vermişti ve o para olmasaydı bende......Çok aradıktan sonra Gılıbovo otogara otobüse bindim ,ne cesaret ama.Asla unutmayacağım ,Troyanovoya otobüs yoktu ,şimdi hatırlamıyorum ama belki birilerinden gördüm taksi ile gittiklerini evlerine ...ben de bu körpecik yaşımda ne cesaret ise taksi ile eve gittim.Anahtar yok,1 katta yaşadığımız için balkondan ,balkon kapısını kırarak evin içine girdim.O günlerde rus kız arkadaşım vardı Elene Kuroçkina ,mektup gelmişti,tabi ki o meraklı.......açmıştı her zaman yaptığı gibi mektubumu ,hala aklımda -bir şerit vardı içinde ,saç bandı gibi,o kadar yıl sonra rengini,elimdeki o dantelin hissi.......bir de bebek göndermişti o arkadaşım ,Mila dı adı ,mama diye alıyordu,gözlerini açıp,kapatırdı ,saçları ise kısa bukleler ,onları taramyı çok severdim,o bebeğin de kokusu hala zihnimde ....
     Radnevoya gidene kadar pek fazla hatıralarım.......3 tane kütüphaneden kitap alırdım ,hele okuldakinden kötü bir anım var....ben kitapları kendimden daha çok korurdum,borcuma da sadığım,okulda çevirdim kitabı çevirilmiş gibi yayılmamız ,karnemi bile vermediler o sene ,sonuçta türklere yapılan bir kötülük gibi algıladılar ....Aslında şimdi hatırladım....çok şanslıydım ...kızlarını pek salmazlardı okul gezilerine,kamplara,ben her gezide oradaydım...tek gittiğim kamptan 2 lev para artmış,bana verdiler,gözüm hiç tok değildi,bira parası vardı ,ama bir limonata,bir vafla parası yoktu...o parayı sakladım,tabi ki kızları görmüş,şikayet etmişti...paramı almasınlar diye çöpte bulduğumu söyledim ,çok namuslu ayleye ,hangi çöpte ,nerede,nasıl...o parayı her halde aldılar elimden,limonata ve vafla yiyemedim her halde .
     Yazdıkça aklıma bir şeyler dank ediyor .....Sarhoşluğa o kadar tokum ki...bir gün evde ne varsa kırmaya başladı,sağılık ocak yakın ,geldiler...bizim karşı tarafta yaşardı gelen emşiere mi,doktormuydu kadın hatırlamıyorum,onlara gitmemizi önerdi ,tabi ki salmadı o anne denen şey....Kocası hastaydı ya ,her sene tatile giderdi ,yıl başı,anne denen şey hasta ,sobalar ise nafta ile ,salondakini yakamadım ,aldım televizyonu ,çocuk odasına götürdüm....
    Kardeş denen şey pek hatıralarımda yok,bulgar kızlar ile takılırdı ......O nu getirdim ya aklıma ...apartmanda lavaboya kulak verirsen karşı dayrede ne konuşulduğunu duyabilirdin ,o kardeş denen şey onlarla takılırdı....
  Bir gün ödevimi yapmadım,okula gidemedim,birisini göndermişlerdi beni aramaya ,o apartmanın köşesine nasıl saklanmıştım ya.
   Yaz ortasında ,nereden geldiğimi hatırlamıyorum ..birden hava öyle bir karardı ....öyle bulutlar,fırtına bir daha hatırlamıyorum .
   Birisi kızlarına pandelka vermişti ,onunla güller arasında resim çekmişlerdi,hala o fotograf duruyordur ,bana vermediler takmaya,resim de çekmedile .....Yıllar sonra rus arkadaşlarımdan o pandelkala sahip oldum ama o günün büyüsü artık yoktu,kırılmıştım,pandelka gördüğümde o günü hatırlıyorum.
    Troyanovoda aslında çok şey hatırlamaya başladım...Ziynetin ablam bana örgü örmeye öretmişti ,bazen çocuklarına bakmaya giderdim,fırında kabak o güne kadar hiç yememiştim ,sonra çok sevdim,ama yıllar,yıllar sonra ancak kendim yapmaya başlamıştım .Bir tane panamada işleme öğretmişti ,mavi bir panama,hala bende ,40 seneye yakın .
   Ya yediğim ilk ve tek pasta ...şimdi ben de güzel yapıyormuşum,ama o tadı asla tutturamadım.
    Ağile gezileri çok meşurdu,bir kere niyetlendiler ,bisikleti tam örenmiştim,o da banyoda ine çıka öğrendim(vay be ne becerikliymişim ),bisiklet ile gitmek istedim ,nedense izin vermediler,ben de gitmedim.
   Lelya Stoyka vardı ,ne lezzetli şeyler hazırlardı,bahçesi isde muhteşemdi,çiçeksiz göndermezdi beni,onlara gitmeyi çok severdim,Elena kızı vardı 2 yaş benden büyük ,huzurlu,mutlu bir evdi ,ağilemi o zaman bile karşılıklı bir birimizi svemezdik her halde,ama lelya Stoyka,Ziynetin ablam ..onlar beni severdi belki ve ondan onlara çok sık giderdim,zaten neredeyim,naptığım kimsenin umurumda değildim ki.
    Cılız bir şeydim,yol hiç yormazdı,mahale çocukları ile mogilaya giderdik çiçek toplamaya,2-3 km. vardır ,menekşe,kardelen toplardık tikenlerin arasından ,hep yara bere içindeydim ve bana kimse takmazdı.Bir de tavuk çiflikleri vardı ,kaçan tavuklar sanki bizim için yumurtlayardı dışarıda ,ne de lezzetliydiler,bizde para fazla yoktu alalım,yiyelim çok yumurta .Balağa da giderdik çocuklar ile ,2-3 km.uzakta bir dere vardı .....Ama en çok kuru fasulyeye talimdir ben,1 porsiyon 6 santimdi,y7a kızları nerdeydi ki?
    Hmmm,bir kere kızları ile beraber bir okul gezisini gitmiştik,ben nedense hep onun sınıfın yanına sokulurdum ve o hep benden ayrı taıkılırdı .....
    Evden kaçmalarım o ana denen şeyden öğrendim galiba,her dayaktan sonra kaçardı,bir kere Ziynetin ablamın koca sı ile ilişkileri varmış diye konuşulurdu .......
    Sonra asıl benim kötü kaderim Radnevoda başladı ,orada liseye gittim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder