Etiketler

20 Şubat 2013 Çarşamba

meksika tavuk


Mexican Pulled Chicken
Malzemeler
  • 1 tatlı kırmızı biber, saplı ve numaralı seribaşı ve büyük halkalar halinde kesilmiş
  • 1 büyük soğan, büyük halkalar halinde kesilmiş ve kesme
  • 2 £ kemiksiz derisiz tavuk göğsü yarısı, kesilmiş
  • 2 £ kemiksiz derisiz tavuk uyluk, kesilmiş
  • 4 yemek kaşığı elma sirkesi
  • 2 14.5 ons kutular domates doğranmış
  • 4 yemek kaşığı domates salçası
  • 4 yemek kaşığı Agave Nektarı
  • 2 yemek kaşığı tam taneli hardal
  • 2 çay kaşığı toz soğan
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • 1 tatlı kaşığı toz biber
  • 1 çay kaşığı sarımsak tozu
  • 1 çay kaşığı Tabasco sosu
  • 1 yemek kaşığı kekik
  • 1 çorba kaşığı kişniş
  • 2 yemek kaşığı Roket Yakıtı (veya en sevdiğiniz sıcak sos)
Talimatlar
  1. Onceden 275 derece fırında.
  2. Yapışmaz pişirme spreyi ile tavada veya cam fırın kabına püskürtün ve alt biber ve soğan halkaları yatıyordu.
  3. Soğan ve biber üzerinde tavuk yatırın.
  4. Orta tencerede, bir kaynamaya diğer tüm malzemeler ve ısı yerleştirin. Malzemeyi birleştirmek ve ısı kaldırmak karıştırın.
  5. Tavuk üzerinde domates karışımı dökün.Plastik wrap ile kaplayın sonra folyo.(Plastik gıda zarar vermez ve folyo ile reaksiyona domates asitler engeller.)
  6. Üç saat için fırın içinde yerleştirin.
  7. Şal ve folyoyu fırın ve kabuklarından pan çıkarın.
  8. Iki çatal ile bir kesme tahtası ve shred üzerine yerleştirin tavuk.
  9. Bir süzgeç içine pişirme çanak kalan karışımı dökün ve sıvının en süzün pişirme çanak içine geri yerleştirin
  10. Sıra pişirme çanak domates karışımı ile geri tavuk eti çekti ve birleştirmek için karıştırın.

mantar orzo

Mantar Orzotto


• 200g orzo-kavur,kaynat,sonra 
• 250g mantar, kalın dilimlenmiş-kızart
Püre sarımsak • 2 diş,-mantar ile kızart
• 1 yemek kaşığı taze biberiye
• 150ml tek krema-
Tereyağı • Bir düğme
• Zeytinyağı
• 2 çorba kaşığı taze doğranmış maydanoz, artı garnitür için ekstra
• Tuz ve karabiber
haşlanmış arpa şehriyeye kızarmış mantar ve sarımsak ilave,krema baharat ilave ,karıştır 1-2 dak ocakta,maydanoz sepele

KORKUYORUM ARTIK

Dün artık anladım :son zamanlarda ruhsuzum diyorsun hep.Dün bütün işleri düzgünce yaptım bakkalda,bakalım bulabilecekmisin beni azarlamaya sebep,çok emindin ki bulamayacaksın,ben de rahatlıkla Semiha ile gezecektim ,önceki gün Semihanın yanında :baban fazla para harcamamızı söyledi ,gülüştük .
 Ve sen moralimi bozmak için yine sebep buldun ve Semiha ile gezmeye gitmedim,paralarını harcamadım.Sen bile,bile beni kızdırmak için sebep hep buluyorsun ,gün ve gün,yıllardır bana piskolojik baskı uyguluyorsun .İçkin yok,dayağın yok,iyi bir aile babası gibi görünür ,kafayı yersem kimse anlamaz nedenini ,zaten geçmişimde intahar vakaları bulunur .Yalnız neden bunları yapıyorsun bir türlü aklım almıyor ,parada,malda gözüm yok ,benden ayrılsan bile istediğini alabilirsin ,beni delirtmeye çalışmana  ne gerek var ,bunu daha anlayamadım .Yavaş,yavaş ruhsuz hale geldim ama neden bunu yapıyorsun bana .Ne yalan söyleyeyim:senden artık korkuyorum.Ama Semiham sınavı kazanana kadar her şeye katlanacağım ,sen de acı  ona,beni rahat bırak,o sınavı almadan delirmek istemiyorum,sonra ne olacağı hiç umurumda değil artık,her şey senin olsun .Benim hayatta iki çocuğumdan başka hiç bir şey benim gibi olmadı .

SAKIN OKUMAYIN

Bunu sadece kendimi rahatlatmak için yazıyorum ,belki de geçmişi hatırlayarak yine ve yine kendime acı çektirmek için de olabilir.Ne bileyim,çok kez bunları yazmak isterdim ,yazıp ,sildim,şimdi belki öyle olacak,yıllardır,kendimi kötü hissettiğimde yazıp ,acımı kağıda aktarıp sonra imha ederdim.Bazı şeyler kimseye anlatamazsın,insan gururu işte ,veya dalga geçerler diye kimseye bir şey anlatmayıp ,içime aktarıp durdum .
      Hayatımın ikinci dönemi ,biraz mecburiyetten,belki kaçmak istedim en sonunda kendimden,beni çevreleyenlerden ve ne kadar kaçarsam kaçayım değirmen beygiri gibi aynı yerde sayıp durdum,yani kimse kaderinden kaçamaz .
     1987 yılında ,1.05.hayatımın değişmesi lazımdı ,ama değişmedi,sadece bir boğaz daha,dertlere bir dert daha sadece kazandım.
 1.birinci dert mi desem ,evlilik hayatının yeni dertleri mi desem .Ne önemi var ki.
       Evlendim de ne oldu ,başım göğe mi erdi,yok,koca yüzü kim gördü ki,benim yerime işe başladı,neredeyse çoğunluğu kadın .
       Futbol sahadayım diye eve gelmez koca,para getirmez.
Bir gece hiç eve gelmedi koca,ertesi gün sırıtarak : işten acilen bir başka şehirde,bir kış tatili gibi bir hotele şefleri götürmüş...inandım mı ?Tabi i hayır ,zaten hamile,başka pek bir şey önemsemezdi ,ya da huzur istediği için Ben geçiştirdim.
       İlk yıl evli,1-2 ay içinde doğum yapacak karı ,ama koca (bu gün düşmanı olan eniştesi)tam yeni yılda karıyı bırakıp eniştesine yıl başı kutlamaya gitti.
       Ya da karı 3-4 hafta sonra doğum yapacak ,eşinin iş için malzeme alacak bahanesiyle pazarı gezmek istedi,kış,kar,koca 2 saat sonra geldi...kusura bakma ,seni unutmuşum,yoldan döndüm ,arabanın içinde ise iş karı arkadaşı (yengesinin yeğeni).Karı bindi arabaya,iş arkadaşı nedense suçlu,suçlu indi arabadan .
       Yaz geldi,bebek evde ,karı yemek mi yapsın,çamaşır mı yapsın,ahırı mı temizlesin....koca eve geç gelir ....bahane yengesinin yeğenini araba sürmeyi öğretiyormuş ,karı yine susar...
       4 sene geçmiş,yeni ev,yeni yer sersemliğinden ,sabaha karsı ....Ş....öp beni,sarıl bana.....rüyasında konuşur,karının iki çocuğu olmuş ama bu sefer artık dayanamaz ,kocanın pala,pırtısını üstüne atar,defol git artık hayatımdan bağırır,çağırır......Ama karı aptalın taaaa alası ,koca kandırır ,rüya değil mi,insan konuşur.....Karı : o zaman rüya ise o orospuyu (iş yerleri yakın olduğu için bedavacı çok,beraber araba ile giderler ve artık yalnız ikisi kalmış onca bedavacılardan )arabaya almayacaksın der karı ,adam ben nasıl derim öyle şey,diyemem,yapamam,aylar sürer ....Karı aptalın en aptalı.....
    Bir de almaniya meselesi :koca gel boşanalım,alman kadın ile evleneyim ,vatandaşlık alayım,sonra yine evleniriz....karı ise:evi üstüme yap o zaman....birkaç tokat yedi ,çocukları vardı ve onları düşünmesi lazımdı ..
       Koca ile karı iş yeri açarlar,koca doymaz,karı becerikli ,koca ona pastane gibi bir iş yeri açar,karının istemediği halde iş ortak da yanına alır,bir kerede koca zengin olacak ya iki iş yerden,ama parası yok ,iş ortak para yatırır ,o da kolay zenginlik peşinde,karının tek başına yaptığı işi bir iş günü içinde  ortak ile yarı yarıya iner,ortak tembel.Bin gün ortak ,bir tatil gününde nedense iş yerine gider ,tüpü açık bırakır,apartman tüp bitesiye kadar 2 gün ayakta,pastanenin sahipleri adres yok ....İşe geldiğinde karı tüp meselesinden şok olur,o şoku atlatmadan bir şok daha:evde ortak yıkacak olan tepsi payını por çöz ile yıkatmış,tepsiler zehir saçıyor,karı kızar ,tepsiler ter temiz yıkanmasını ister....işine devam eder kızgınlıkla.....bir arada bakar ortak ne yapıyor .....kıçını yıkadığı tas ile tepsileri yıkıyor ortak....kadın çıldırır,kocaya gider:artık ortak ile çalışmak istemediğini söyler,olanları anlatır.....Koca sanki kendi suçluymuş gibi bu ortaklığı bozulmasına ortağa yatırdı para ve tazminat şeklinde daha da para verir.Karı 1-2 sene daha çalışır nefret ederek yaptığı ürünlerden ,sağılığını bahane ederek bırakıyor pastaneyi ve artık hayatında bir daha bu pastalardan yapmayacağına yemin eder ,o kadar nefret eder ki asla bir daha yapmaz .
      Karı,koca ilk işyerlerinde dönemeçli çalışırlar,koca gün geçmez karıyı bahanesiz azarlar...Karı artık ne yapacağını bilmez ,istediği tek şey ÖLMEK,her gün dua eder AZRAİL*E  .Hayatı boyunca sevgi görmemiş ,huzur ararken yine batağı dalmış evlenmekle .