Doyacak kadar aşın varsa,
Başını sokacak kadar damın,
İnsanoğluna kulluk etmiyorsan,
Başkasının sırtından da değilse geçimin,
Tamam...
Güneşli günler içindesin....
Ömer Hayyam..
Havalar hızla soğusa da,2 gündür Güneşten mahrum kalıp,normalde pek de hazzetmediğim Antalya güneşine özlem duysam da,birden gelen dondurucu hava,bünyemi sarsmış planlarımı etkilemiş olsa da güneşli günler içindeyim şükürler olsun..:)
Ve inanıyorum ki,hepimizin içini ısıtacak,şükrüne ve hamd etmesine sebep olacak onlarca sebebi var..
Güzellik gören gözdedir ya hani,işte bu sebeple güzel bakabilmek, güzeli görmeye çalışmak,içimizdeki güneşin ısısını ve parlaklığını hiç kaybetmemesi demek..
Hayat karlar yağdırsa da üzerimize,Kardelen çiçeği misali, zorluklara ve olumsuz koşullara rağmen, en güzel şekilde sürdürmeye çalışmalıyız ki yaşamı, anlam katabilelim her saniyemize...
Sonradan kar mevsimi gelip geçtiği zaman vah-tüh ben neden bu kadar miniminnacık şeyler için kendimi üzmüşüm hırpalamışım diye feryad etmeyelim değil mi?
Pozitif düşünmenin,davranmanın,sürekli olarak iyiye motive olmanın hakikaten insana çok şey kattığına şahit oldum yine ve yeniden..
Şöyle ki, aylar önce kelebeğiminsayfasında ilk gördüğüm günden itibaren çok hoşlandığım :) hazırlamak için zaman ve fırsat kolladığım çıtır kaseler düştü aklıma perşembe akşamı :) Bu defa ertelememeliyim deyip, kolları sıvadım.:) Pepelacığımın o enfes tarifler ve ruha şifa yazılarıyla süslediği blogundan tarifi alıp,2,5 su bardağı unumu leğene,diğer malzemeleri de yanına koyup,üzerini de örttükten sonra,sabahın erken vaktinde uyanıp,kaseleri yapabilmek için tavuklardan bile önce uyudum..:)Neden sabah diye sorarsanız ki,sormasanız da konunun anlaşılması için ben anlatıvereyim.:)
Efendim,ben haftanın dört günü moda tasarım kursuna gitmeme rağmen,aynı günlerin içerisine, arkadaş toplantıları,dernek çalışmaları vs. katmama rağmen cuma gününü boş bırakmak içime sinmedi :)
O vesileyle cuma günü de örgü kursuna gitmeye karar verdim..(Bu ara yeni emekli olmuş teyzeler modundayım.)
+ Avrupa birliği kültür kaynaşması projesi kapsamında Ülkemize,ilimize ve eşimin görev yaptığı okula ziyarete gelen ve burada 1 hafta boyunca kalacak olan Romanya,Almanya,Polonya,İtalya,Litvanya ve diğer AB ülkelerinden gelen öğrenci ve öğretmenler için de börekler hazırlamıştım akşamdan,sabahında pişirip göndermek üzere..
Onları pişirirken de çıtır kaseleri hazırlar, sonra da kursuma gider,öğlen gelince de servis yaparım,afiyetle yeriz diye düşünmüştüm..
Çıtır kase hayaliyle ve bu düşünceyle sabah ezanı ile birlikte uyandım..
Hemen leğene, malzemelerimi koyup yavaş yavaş yoğurdum..:)
Pencereye vuran yağmurun ''pıt,pıt'' sesleri eşliğinde harika bir hamur elde etmiş olmaktan dolayı çok mutlu bir şekilde,kaselerimi yağlayıp hamurlarımı özenle yerleştirmeye başladım.
Öncelikle misafirler için börekleri pişireyim diye düşünürken ani bir elektirik kesintisi ile şoke olsam da panik yapmayıp, laptopumun ışığı ile tüm kaselerimi hamurlarla kapladım..
Başımı cama dayayıp, ''Talihim yok,bahtım kara,böyle şans batsın yere'' diye söylenmedim...( Valla):)
Sadece yağmuru seyrettim...
Yalnızken çok düşünürüm ben..Hele yağmur yağarken,bir duygusallık çöker içime..
Bu duygusallık içime yerleşince,
eğer elektirikler gitti diye böreklerin ve kaselerin sevdasına düşecek olursam,çok ayıp ederim diye düşündüm..
Bu yağmurda,başını sokacak evi olmayan insanların da var olduğunu hatırlayıp içimde bir sızı hissettim..Uzak diyarlardan gelen onca insana,lezzetli ikramlar hazırlama fikri çok hoştu,güzeldi fakat, olmazsa da dünyanın sonu değildi...
Sonra bu düşüncelerimden dolayı şaşırdım kendime..
Bundan 2-3 yıl önce olsaydı eğer kesinlikle oturur ağlardım.:)
Neden ben? Neden ben bişey yapmak istediğim zaman elektirik kesiliyo ? Neden başka zaman değil de şimdi? gibi,cevabını alamayacağım sorularla kendi kendimi yer bitirirdim o olayın etkisi geçene kadar..:)
Ama şükürler olsun ki,aylardır hayalini kurduğum çıtır kaselerimin güme gidebilme ihtimali bile canımı sıkmadı...
Elektirikler de gelmedi :)
Kursa da gidemedim,heran elektirik gelebilir düşüncesiyle..
Alıp elime örgümü oturdum pencerenin köşesine..
Saatler geçtikçe ve elektirik gelmedikçe,öğlen için yemeğim olmadığını hatırlayınca koşup sıcacık bir tarhana çorbası hazırladım,bol nohutlu..:)
Yağmurlu havalarda bir başka olur tarhananın tadı,kokusu..
Ve ben çorba pişirirken, geldi beklenen elektirik..:)
O sevinç de bambaşkaydı..:)
Kaybedip yeniden bulmak ne garip bi duygu..
Hemen açtım fırınımı ve pişirdim börekleri..
Ardından da çıtır kaseleri..:)
Fakat akşamdan patlıcanını közleyip,etini kavurduğum çıtır kaselerimin servisini aceleye getirmek istemedim..:)
Sıcacık çorbamızı içip, AB'liler için hazırladığım börekleri yedik..:)
Kime niyet,kime kısmet..:)
Akşam da bir arkadaşımıza davetli olduğumuzdan Çıtır Kasede Ali Nazik bugüne kaldı..:)
İyi ki de kalmış..
Sebebi varmış..
Yengem ve tatlı kuzenim misafirim oldular ve hep birlikte neşe ve muhabbetle Şeyma'cığımın kulaklarını çınlatarak yedik yemeğimizi..:)
Bu çıtır'la tanışmama vesile olan arkadaşıma çook teşekkür ediyorum..
Eğer benim gibi şimdiye dek denemedinizse mutlaka ama mutlaka en acil tarafından deneyin derim..:)
ÇITIR KASEDE ALİ NAZİK:
Çıtır kase için malzemeler:
- 2.5 su bardağı un
- 1/2 su bardağı ılık su
- 6 çorba kaşığı zeytinyağı (Mısırözü de olabilir:)
- 1 yumurta sarısı
- 2 çay kaşığı tuz
- Arzuya göre baharatlar (Ben de,karabiber ve tozbiber kullandım:)
- 2 tatlı kaşığı susam
- 2 tatlı kaşığı çörekotu
hazırlanması:
- Malzemelerin hepsini geniş bir kapta karıştırıp iyice yoğuruyoruz.
- 2o dakika kadar dinlendiriyoruz.
- Fırına dayanıklı kaplarımızın dışını yağlayıp, merdane ile açtığımız hamur ile kaplıyoruz.
- Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine yerleştirip elektirikler kesilmezse önceden ısıttığımız fırında 180 derecede kızarana kadar pişiriyoruz.
- Fırından alıp soğutunca güzelce çıkartıyoruz..
ALİ NAZİK İÇİN:
malzemeler:
- 3 adet patlıcan
- 200 gr. oğlak eti
- 2 adet yeşil biber
- 1 adet kapya biber
- 1 çay bardağı yağlı yoğurt
- tuz
- sıvıyağ hazırlanması:
- Patlıcanları közleyip kabuklarını soyuyoruz.Küçük parçalar halince doğrayıp çıtır kasemizin içerisine alıyoruz..:)
- Tavaya sıvıyağ ve kuşbaşı etleri alıp,kavuruyoruz.Etimiz pişmeye yakın,yeşil biber ve kapya biberi de ekleyerek tuz ve karabiberi de ilave edip ocaktan alıyoruz.
- Yoğurda tuz ekleyip,güzelce karıştırdıktan sonra,çıtır kase içerisindeki közlenmiş patlıcanların üzerine ilave ediyoruz.
- Sotelediğimiz eti de kaseye ekleyerek servis yapıyoruz..
Seyretmeye doyamıyoruz :)
Baktık gördük seyrederek olmuyor,o zaman afiyetle yiyoruz..:)
İnsanın yemek yiyeceği kaseyi de kendisinin hazırlaması acaip keyifliymiş..:)
Ben bugün bunu gördüm..
Öyle de sağlam ki..
Resim çekerken uğraştığım zaman içerisinde, ne sızdırdı ne de yumuşadı :)
Bundan böyle,tenceremi, tasımı, tabağımı hatta kaşığımı kendim pişiririm ve ne tabak kaldırma ne de yıkama derdi kalmaz..:)
Ekmek ihtiyacı da hissedilmediğini eklemek istiyorum..:)
ÇITIR KASEDE DOMATESLİ ŞEHRİYE ÇORBASI:
malzemeler:
(Mevcut kaselerinizden kullanabilirsiniz.:)
- 5 su bardağı sıcak su
- 2 kahve fincanı arpa şehriye
- 2 adet domates
- 1 çorba kaşığı biber salçası
- 2 çorba kaşığı tereyağ
- tuz
- limon suyu
- hazırlanması:
- Çorba tenceresine tereyağı alıp,biber salçasını ekliyoruz.
- Salçayı kavurup,rendelenmiş domatesi ilave ediyoruz.
- Kaynayınca suyunu ilave edip,şehriyeleri de ekleyip yapışmaması için karıştırıyoruz.
- Tuzunu ekleyip,şehriyeler pişince ocaktan alıyoruz.
- Hafif ılınınca çıtır kaseye alıp,üzerine taze kekik ve fesleğen doğrayıp,kızartılmış ekmek tanecikleri ekleyerek limon suyu ile servis ediyoruz..
Şifa olsun..:)
Veee salatamız..:)
Çorbayı ve yemeği çıtır kasede sunup,tüm yemeklerde bize eşlik eden,sağlık ve vitamin deposu,her haliyle de çok çok lezzetli salatamızı bu çıtırdan mahrum etmek haksızlık olurdu..:)
İkisi birbirlerine çok yakıştılar..
Deneme amaçlı yaptığım çıtır kaşığı da salata da kullanmak ayrıca güzeldi..
Kaşık kırıldı ama ziyanı yok.:)
Kırılmasaydı da akıbeti belliydi..:)
ÇITIR KASEDE MEVSİM SALATA:
malzemeler:
2 yaprak mor lahana
1 yaprak beyaz lahana
1 adet domates
1 adet salatalık
1 adet yeşil biber
yarım limon suyu
tuz
3 çorba kaşığı zeytinyağ
hazırlanması:
- Öncelikle tüm malzemeyi güzelce yıkıyoruz.
- Mor lahanayı dilediğimiz büyüklükte doğradıktan sonra karıştırmak için geniş bir kap içine alıp,limon suyu,zeytinyağ ve tuz ekleyip karıştırıyoruz.
- Diğer malzemeleri de,mor lahananın üzerine doğrayıp karıştırdıktan sonra servis tabağına koyarak servis yapıyoruz..
Sağlıklı,mutlu,neşe, umut dolu haftasonları ve yarınlar diliyorum..
Yüreğinizdeki güneş hiç kaybolmasın..
Havalar soğuk olsa da,karlar yağsa,fırtınalar kopsa da,içinizde yeşerttiğiniz taze ümitler tazeliğini koruyup,hayata tutunmak için sebepleriniz herdaim sizinle olsun..