Etiketler

28 Ağustos 2012 Salı

ben...1

-teyze ,kuran mı okuyorsun ?
-hayır,roman.
-senin bu yaşında kuran okuman lazım.
-kuranı günahları olanlar okusun,tabi bu onları bu da  kurtarırsa .
Veya :aaaa,teyze ,sen bu yaşında kitap mı okuyorsun ?16 yaşlarında kız çocuğu iğrenerek soruyoru .
Nadiren de olsa aferim de alıyorum .
   İlk ve en büğük aşkım kitaplara gömülmek,her şeyi unutmak ,güzel hayatlar yaşamak,sanal da olsa .Yaşadığım ülkede çok kütüphane vardı,ilk 1 sınıfı bitirmeden yazıldım kütüphaneye,ilk kitabın da şimdi düşünüyorum da geometri hakkında ydı ,hala o renkli çizimleri hatırlıyoru aradan 44 sonra bile .5 sınıfta 3 tane kütüphaneden kitap alırdım,sadece 3 tane 1 seferde alabilirdim
    Şimdi tombul tezye oldum,hayal bile edilemez ki ben de küçücük,sınıfın en kısa boylu,yazıf çocğuydum.Bir de hani bir tabir vardır ya :sokak çocğuu,sokaklarda geçti okula başlamadan günlerim.Yağımurda yazın sokaklarda akan sularda gezmek ne kadar zevkli olduğunu şimdiki çocuklar asla bilemez .Tavuk çiflikleri vardı ,dışarıdan yumurtlayan tavukların yumurtalarını toplar ,yiyorduk,her gün lokantadan fasul yemek bıkkınlık getirirdir.Bir de 4-5 yaşında çocuk ne kadar cani olabilir:hatırlamıyorum nasıl yakalardık kuşları,ama elimle kafalarını kopartığımı hatırlıyorum ,tüylerini yolup,çubağa geçirip kızartırdık,4-5 tane sokakta büğüyen çocuktuk.A ,kardeş denen şeyden bende de vardı ,ama onu ana okuluna vererlerdi,babaanne evinde göndererlerdi ,ben şanslı değildim,6 kuruş bırakarlardı ,öğlen yemekte 1 porsiyon kuru fasuliye almam için .Aslında ikinci aşkım,yemek yapma aşkı o lokantalarda başladı,hayal bile edemezsin ne mütiş kokular vardı ,ama ben kuru fasuliyeye talim olurdum.Bir de bakkala bira almaya gittiğimde ,serçe parmak kadar salamlar vardı ,çiği olarak satalardı,kırnaçe diyorlardı,42 sene sonra tadına baktım,o bakkalda limonata satarlardı,telden bir kapak ile kapalıydı ,şimdi bakıyorum o şişeler moda olmuş,boş olarak satılıyoru,ah neler satılıyordu bu bakkalda,hala gözüm önünde peyniri kantara koyup,gramajını tuturmak için bakkalcı keserken,peynirin kokusunu da hatırlıyorum,o zaman yiyemedim,şimdi peynire doyamıyorum.Bir de 'belite brezi'diye bir restorant vardı apartmanın yanında ,o ağışları çok severdim,ama sarhoş babayı eve gelmesini çarmaya gitiiğmde ,o pişen köftelerin kokusu...babalar yiyebilirdi,biz kokusu ancak alabilirdik.İlk yaşadığım apartmandan aklımda hiç hatıra yok,ama ikincisi...O kadar küçüktüm ki bir gün evde niye korktuysam çamaşır makinesine saklandım ,mardaniyelerine benzeyen bir makine.Bir de mahsen vardı,her dairenin biratene olurdu,kömür,ıvır zıvır koyuyorlardı.3-4 sene önce aklıma geldi niye ben bodrum tarzı yerlerden ürperiyorum :4-5 yaşlarında çırıl çıplak mahsene kilitlediler beni,boy küçük,lambayı açamadım,karanlıkta ne kadar kaldığımı da hatırlamıyorum,ceza almam sebebi :ya bez bebeği banyo yaptığım için ,ya kızlarının eteğini giyip da yırtığım için veya evden para çalıpta panayırda salıncaklarda harcadım .Hırsızlık da yatığım sayılır:bir derme çatma minicik bir dükan gibi bir şey vardı,tokalar,düdükler ,bir çocuğu cezbedecek her şey,öylen vaktiydi,önü çadır bezi ile kapıyorlardı,elimi bir köşesinden soktum,bahtıma bir düdük çıktı ,ötürdümmü önünde mini pervane gibi bir şey dönüyoru,korktum ,eve,yatağın altına attım.Bir de hırzızlık yapmadığım bir para için suçlandım:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder